Anasayfa Hakkımda Videolar Anlaşmalı Kurumlar    İletişim

Osteoporoz

Osteoporoz

30 Yaş Sonrası Osteoporozu Önleyebilirmiyiz?

            Osteoporoz, kemiğin mineral ve matriksinin eşit oranlarda azalarak, normal değerlerinin altına inmesi ve buna bağlı olarak kırık riskinin artması ve oluşması halidir.
Kemik yoğunluğu erkeklerde kadınlardan daha fazladır. Ayrıca postmenapozal dönemde kadınlarda hızlı kemik kaybı olduğundan, osteoporoza bağlı kırıklar en fazla kadınlarda görülür. Yaş ilerledikçe kemik yıkımı, kemik yapımını geçerek net bir kemik kaybı ortaya çıkar. Bu kayıp için, osteoblastların yetersizliğinden kalsiyum ve D vitamini eksikliğine, hormanel faktörlerden fiziksel aktivitenin azalmasına kadar pekçok neden sıralanmıştır.
Yapılan araştırmalarda 30’lu yaşlara kadar kemik yapımının, yıkımından daha hızlı olduğu saptanmıştır. Bu da bize kemik kütlesini arttırmak için yeterli zamanınız olduğunu gösterir.
Çocukluk dönemlerinde kalsiyumdan zengin beslenme ve spor yapılmamışsa bile, daha sonraki yıllarda düzenlenen beslenme ve egzersiz programları ile bu sorunun üstesinden gelinebilir.
Bazı faktörler, osteoporozu artırmaktadır. Bunlardan ilki genetik faktörlerdir. Ufak, tefek ince yapılı, mavi gözlü, sarışın kişilerde daha yüksek oranda osteoporoza yakalanma riski vardır ve bu risk faktörü değiştiremeyecek bir faktördür. Beslenme, osteaporozun önlenmesinde önemli bir rol oynar. Alkol, sigara, kahvenin aşırı tüketimi bazı ilaçlar (kortizon vs ) osteoporoz oluşumunu artırırlar. 30 – 40 yaşları arasında günde 1000 – 1200 mg kalsiyuma ihtiyaç vardır. Bir bardak sütde 200-250 mg Ca  bir kase yoğurtda 250 mg Ca olduğunu düşünürsek, hergün bir bardak süt, bir kase yoğurt, yeşil sebze yiyerek yaklaşık 1000 mg Ca alabiliriz. Eğer kemik kütlemizi arttırmak istiyorsak bunlara ilaveten 500 mg Ca, ek olarak almalıyız, ve bu alımın en uygun saati de akşam saatleridir.

            Beslenmenin yanısıra egzersizin osteoporozun önlenmesinde çok önemli rolü olduğu saptanmıştır. Tekrarlayan aerobik, yürüme, koşma, dans gibi yük veren egzersizle kemik yoğunluğunu arttırmaktadır. Özellikle sırt ağrısı olanlarda, sırt kaslarına ekstansiyon egzersizleri yaptırmalı, çevresindeki kaslar güçlendirilerek omurgalara destek verilmeli, karın kasları ve solunum kasları güçlendirilmelidir.
Demek ki, eğer 30 – 35 yaşlarında iseniz, beslenmeye dikkat ederek, günde 1000 mg Ca alımını göz önüne alarak, alkol sigara ve içkiyi kısıtlayarak ve dengeli egzersiz yaparak osteoporozun önüne geçebilirsiniz.
40’lı yaşlara geldiyseniz bunların yanısıra hormonal açıdan da düzenli kontrol altında olmalısınız, çünkü menopoz sonrası serum östrojen değerlerinin düşmesi ile kemiklerde depolanan kemik hücreleri ve kalsiyum seruma verilerek bu açığa engel olmaya çalışılan osteoporoza da neden olur.Bu dönemdeki kadınlarda öykülerinde kansere öncü olaylar yoksa, aile ve soy öyküsünde kanser yoksa, ve sigara içilmiyorsa östrojen verilerek osteoporoza engel olunmaya çalışılır.

Osteoporoz

Osteoporoz, kemiğin mineral ve matriksinin eşit oranlarda azalarak, normal değerlerin altına inmesi veya sponton kırık oluşması halidir.
Menopoz dönemi ve sonrasında, kadınlar östrojen kaybına bağlı olarak hızlı bir şekilde kemik kaybına uğrarlar.Özellikle ilk 5 yıl, yüksek oranda (%3) kemik kaybı olduğu saptanmıştır.
Tüm menopozol kadınlarda östrojen eksikliği olmasına karşın, kemik kaybı aynı oranda değildir. Buda östrojen eksikliği yanında bazı faktörlerinde rol oynadığını düşündürmektedir.
Bunlar;

  • Genetik faktörler ( beyaz ırk, narin tip v.s)
  • Hareketsiz yaşam
  • Aşırı egzersiz
  • Erken menopoz
  • Beslenme (vejeteryan diyet, aşırı kahve, alkol, sigara)
  • Osteoporoza yol açan ilaç kullanımı v.s

 

Hastanın en önemli yakınması sırt ağrısıdır. Daha sonraları kırıklar, kamburluklar, boy kısalmaları ve postür  bozuklukları ortaya çıkar.
Postmenopozal osteoporoz tedavisi multidisipliner  bir yaklaşımla planlanmalıdır.Kadın- doğum uzmanı, fizik – tedavi uzmanı, psikiyatrist ve labaratuar bu ekip içinde yer alır.Yapılan kemik dansiyometresi, mamografi, smear ve testler sonucunda hastanın östrojen olmasında sakınca yoksa östrojen kalsiyum verilebilir.Hormon tedavisine sakıncası varsa, bifoslanet + kolsitonin  kalsiyum kombinasyonları uygulanabilir.
Tedavinin yoğunluğu, hastanın durumuna göre değişiklik gösterir. Osteoporozda ilaç tedavisi istediğimiz sonucu almak için yeterli değildir.
Menopoza giren bir kadının kas, eklem ve kemik yapısının öncelikle fizik- tedavi uzmanı tarafından değerlendirilmesi gereklidir. Kemikler açısından ilaç tedavisinin yanı sıra, stimülasyon sağlayacak özel ev egzersizleri verilmeli ve kemik desteğini sağlayan kas güçleri değerlendirilerek, uygun kas programları düzenlenmelidir.

15-20 seans uygulanan kas programları hem kasları güçlendirir, hem eklemleri korur, hem de kemiklere bası uygulayarak osteoporozun artışını engeller. Kas programları yanı sıra eklemleri korumak amacıyla glukozomin + kondroitin preparatları verilir ve böylece kadının postürü korunmuş olur ve ileri yaşlara giderken daha sağlıklı, ağrısız ve mutlu bir yaşam yolu açılır.