Anasayfa Hakkımda Videolar Anlaşmalı Kurumlar    İletişim

Bel ve Boyun Ağrıları

Bel ve Boyun Ağrıları

MEKANİK KAYNAKLI BEL AĞRILARI

Bel ağrısı sizlerinde bildiği gibi hemen hepimizde çok sık rastlanılan bir durum. Mekanik bel ağrısı, zorlanmalarla artan, istirahatla azalan ağrı olarak tanımlanmaktadır. Zorlanma hareket veya postürle ilgili olabilir. Hareket ile ilgili ağrı, uygun olmayan bir pozisyonda zorlayıcı bir hareket veya ani bir hareket ile oluşabilir. Postüre bağlı ağrı, postür bozukluklarında ortaya çıkar. En sık görülen postür bozuklukları:
1-        Bel Çukurluğunun (lordozun) Artması:
Bel ağrılarının yaklaşık %73’ünün nedenini oluşturur.

Beldeki çukurluğun artmasının nedenleri:

  • Şişmanlık
  • Hatalı duruş
  • Karın kaslarının zayıflığı’dır.

 

2-        Düz Bel (Lomber lordozun azalması):
Beli düz olanlarda lordoz azalmış ve pelvis arkaya doğru dönmüştür. Lordoz azalınca belin şok emme etkisi azalır ve bel travmalara daha duyarlı hale gelir.


3-        Kamburluk:
Bu dönemde belde çukurun artması ve sırtta kifoz meydana gelir ve baş öne kayar.
Postür dışında doğumsal anomaliler, bel fıtıkları, faset artrozun, dar kanal bel ağrısı ortaya çıkan başlıca mekanik sebeplerdendir. Mekanik kaynaklı bel ağrılarında herkes eşit risk altında değildir. Belli başlı risk faktörleri:

  • Ağır fiziksel aktivite
  • Sigara
  • Alkol
  • Psikolojik stress
  • Uzun boy
  • Şişmanlık
  • Beslenme bozuklukları
  • Sedanter yaşam

Nelere Dikkat Etmeli:
1-        Oturma:
Sert sandalyede dik olarak, bir veya iki diziniz kalçanız daha yukarıda olacak şekilde oturun. Sırtınız arkaya tam olarak yapışsın.
2-        Yatma:
Ağrılı bacağınız üste olmak üzere yan yatın ve üsteki bacağınızı karnınıza çekin. Sırtüstü yatarken dizlerinizin altına yastık koyun.
3-        Eşya Kaldırma-Taşıma:
Yerden bir şey alırken öne doğru eğilmeyin, çömelin. Ağır bir yükü taşıma zorunluluğu varsa, eldeki eşya olabildiğince yaklaştırılarak taşınmalıdır.
4-        Spor:
Yüzme, yürüme ve bisiklet en uygun sporlardır.

BOYUN ve BEL FITIKLARINDA YENİ BİR TEDAVİ YÖNTEMİ
(FONKSİYONEL RESTORASYON PROGRAMI)

Bel ve sırt ağrısı, yılda yaklaşık olarak yetişkin nüfusun yarısını etkiler ve yetişkinlerin %80 kadarı hayatları boyunca en az birer kez bel ve sırt ağrısı durumuyla karşılaşırlar. Bu ağrı vakalarının çoğu gelip geçicidir ve hastanın doktora gitmesini gerektirmez. Hastaların tamamının %70’i 14 gün içinde %90’ı 2 ay içinde iyileşip yeniden işlerinin başına dönerler. Hastaların geriye kalan %10’unda ağrılar kronikleşir ve 3 ayı geçen bir sürede kuvvetsizlik oluşur. Bu %10’luk kesimi oluşturan hastaların bir kısmı bel ve sırt problemlerine yapılan toplam harcamanın %80’ini teşkil eder. Amerika Birleşik Devletleri’nde, İngiltere’de, Hollanda’da ve Finlandiya’da yapılan son araştırmalarda ortaya çıkan, hükümetin de desteğiyle, oy birliğiyle doğruluğu kabul edilen raporlar, subkronik ve kronik bel-sırt ağrısının tedavisinde egzersizin önemini göstermektedir 1992 yılında, DBC Active Spince Care, bel, sırt ve boyun ağrısı olan hastalar için yapılandırılmış bir değerlendirme ve tedavi konsepti olarak çıkmıştır. DBC programı bu tarihten itibaren kuvvet ve mobiliyeti arttıran, ağrıyı azaltan bir tedavi yöntemi olarak tanınmaktadır. Fonksiyonel restorasyon programı, Helsinki Üniversitesi tarafından başlatılıp uluslararası bir ekip tarafından geliştirilmiş, tüm dünyada kabul görmüş ilk ve tek standardize tıbbi tedavi sistemidir. Bu sistemle, kronik, tekrarlayan ve ameliyat sonrası ağrıları olan, çeşitli tedavi yöntemlerinden bir türlü yarar göremeyen, kas kuvveti ve eklem hareket kabiliyeti büyük oranda zayıflamış olan bel – sırt ve boyun hastaları tedavi edilmektedir.

Fonksiyonel Restorasyon Programının Amacı Nedir?

                Literatürler ve klinik deneyimle, bel ağrısı hastalarının çoğunda “dekondüsyon sendromu”nun geliştiğine işaret etmektedir.
AĞRI – Ağrı korkusu ve hareketleri sakınma
KULLANMAMA – Bel, sırt ve boynun kullanımının azalması.
DEKONDÜSYON – Kuvvet, endürans, mobilite ve koordinasyon bozukluğuna yol açar.
Dekondüsyon sendromuyla pekçok değişik fiziksel sonuçlar arasında ilişki kurulmuştur. Paraspinal kasların kuvvet ve endurans kapasitelerindeki azalma pek çok araştırmada kronik bel problemlerine bağlanmaktadır. Ayrıca hastaların genel kondüsyon ve sağlık durumlarında da azalma ve kötüye gitme görülebilmektedir. Son araştırmalar bel problemi olan hastaların psikomotor ve postür kontrol kapasitelerinde azalma oluştuğunu göstermektedir. Bu hastalarda özellikle kas yorgunluğundan sonra, kasların aktivasyon, koordinasyon ve kontrolleri anormaldir.
Fonksiyonel restorasyon programı yaklaşımında amaç, fiziksel fonksiyonun restore edilmesi ve mümkün olduğunca normalleşmesi olarak tanımlanabilir.

Hangi Tip Hastalar DBC Programı İçin Uygundur :

-              Bel ve boyun fıtıkları
-              Fibromyalji – polimyalji
-              Boyun- sırt ve bel kas zayıflığına yol açan tüm durumlar.

DBC Programına Hangi Grup Hastalar Alınamaz:

-              Tümörler
-              Akut enfeksiyonlar
-              Spınal kord basısı
-              Taze kırıklar
-              Ağır metobolik hastalıklar
-     Hastayla işbirliği yapılmadığı durumlar

FONKSİYONEL RESTORASYON PROGRAMI NE KADAR SÜRE İLE VE NASIL UYGULANIR?

Kuvvetli bir fonksiyonel restorasyon programının süresi minimum olarak 12 haftada 24 tedavi seansıdır. Tedavi programı ayrıca özel aletlerle yapılan ve kas egzersizlerini de içerir. Restorasyon programı özel eğitimli fizyoterapistlerin rehberliğinde sürdürülür. Tedavi temel olarak cihazlarla egzersiz yapma üzerine kuruludur; doğru yük kullanımı ve hareket açıklığının limitlenmesi, lomber omurga üzerine doğru yükün bindirilmesi ve hareketin ağrısız ROM ( eklem hareket açıklığı)’da yapılmasını sağlar.
Restorasyon, lomber ve torasik fleksion, ekstansiyon, rotasyon, lateral fleksion, servikal ekstansion ve lateral fleksion hareketlerinin kontrollü yapılmasını sağlar. Tedavi başlangıçta yapılan kuvvetlilik mobilite ölçümleri ile hasta görüşmeleri esas alınarak planlanır ve oluşan tüm gelişmelerin kaydı tutulur. Tedavinin başlangıcında yaklaşık ilk 4 hafta süresince yüklenen ağırlıklar oldukça düşüktür. Çünkü bu süreçte asıl amaç mobiliteyi geliştirmek ve özellikle de lomber ve servikal omurganın düzgün bir koordinasyonla çalıştırılmasını hastaya öğretmektir. Ağırlıklar zamanla yavaşça arttırılır, ancak 6 ya da 8 haftanın sonunda ( büyük güç isteyen, yorucu faaliyet gerektiren ) yükleme ilk kez olarak uygulanabilir. Devam eden haftalar boyunca 12. Haftanın sonuna gelene kadar ağırlıklar daha da çok arttırılabilir. Sonuç olarak DBC’nin 12 haftalık hasta tedavi programı bel problmelerinde fiziksel fonksiyonunun restorasyonunu amaçlayan belirgin bir şekilde ağrının azalmasıyla ve kas gücü artışıyla sonuçlanır.